İçeriğe geç

Gazetenin 3 sayfasında ne olur ?

Gazetenin 3 Sayfasında Ne Olur?

Hayat, bazen gazetenin üç sayfasındaki gibi, bir anda karşımıza komik bir şekilde çıkıveriyor. Ne kadar planlasan da, işin içine biraz mizah ve içtenlik katınca her şey daha eğlenceli hale geliyor. İzmir’de yaşayan, 25 yaşında ve kafasında sürekli esprilerle dolu birisi olarak, ben de bu hayatta çoğu zaman “Acaba gazetenin 3 sayfasında ne olur?” diye düşünerek günlerimi geçiriyorum. Gazeteyi açtığımda, o kadar çok şey var ki! Bir yanda manşetlerde ciddi konular, diğer tarafta ise annemin sürekli “Oğlum, gazeteyi düzgün aç, üstüne dökme” şeklindeki uyarıları… Ama mesele şu ki, gazeteyi açarken içimde hep aynı soru: 3. sayfada ne olacak? Kendi halimde bir genç olarak, gelin bunu birlikte keşfedelim!

Gazeteye İlk Bakış: Sabah Havası

Gazeteyi sabah elime aldım. Genellikle iki şey olur: ya işe gitmeden önce hızlıca göz gezdiririm ya da sabah kahvemi yudumlarken, biraz daha derinlemesine okurum. Ama her zaman bilirsiniz ki gazeteyi ilk açtığınızda, 1. ve 2. sayfalar genellikle çok ciddidir. “Ekonomik kriz!” “İşsizlik oranları!” “Dış politika!” Gözlerim kayar, zihnimde ise kahvemden başka bir şey yok. Ama bir yanda da içimde bir merak var: 3. sayfa.

O 3. sayfa. Tam bir gizem. Bazen komik bir olay, bazen garip bir suç haberi, bazen de tamamen absürt bir durum. Ama her zaman dikkatimi çeker.

“Acaba bu sefer ne oldu? Bir köpek yine belediyenin heykelini devirdi mi, yoksa bir kedinin sosyal medya fenomeni olma yolunda yükseldiği bir haber mi var?” diye düşünerek gözlerim 3. sayfaya kayar. Ve birden şu an, Gazetede gerçekten neler olabileceğini anlatmaya başlıyorum.

Gazetede “Bambaşka Bir Dünya”

Bir gün gazeteyi açıp 3. sayfada şu haberi okursanız, şaşırmayın:

“İzmir’de Kafede Kum Teyze, Hangi Kafede Daha Fazla Kupası Var?”

Bu başlık altında, hiç de abartmıyorum, birkaç sayfa boyunca “Kum Teyze”nin yaşadığı kupacılık serüveni anlatılıyor. Bu kadın, hayatı boyunca bir kafeye gittiği her gün 5’er lira bahşiş bırakıp, hep aynı çayı içiyor ve sonunda kafede en fazla kupayı kazanan müşteri olarak kaydediliyor. Gazeteye yansıyan şey, onun bir “kupalar arası rekabet” mücadelesi vermesi değil, aslında her şeyin çok normal görünüp, bir o kadar da absürt bir şekilde yazılması.

Ve ben burada, o iç sesle soruyorum:

“Yani… ciddi misin?”

Ama sonra düşündüm, “Tamam, belki gazeteler bazen böyle ufak, komik olayları yakalayıp eğlenceli hale getiriyorlar. Bunu yazan kişi de bence Kum Teyze’nin kupa zaferine içten bir saygı duruşunda bulunmuş olabilir.” Yine de bir yanda da gülüyorum çünkü… gerçekten de bu, biraz garip.

3. Sayfada Karşıma Çıkan Süper Kahramanlar

Bir başka sabah, yine gazeteyi alıp göz gezdiriyorum. Ama ne göreyim? Bir adam, sadece yağmurlu bir günde, sırf daha fazla dikkat çekmek için pelerin giymiş! Üstüne bir de, “İzmir’in yağı çözüldü, kahramanlık çağrısı yapıldı!” gibi bir başlık atılmış. O an işte tam bu noktada, kendimle dalga geçiyorum:

“Güzel, kahramanlık kariyerine başlamadan önce en azından şemsiyenin altında biraz daha fazla görünürlük sağlasak?”

Sonra düşündüm, aslında çok da garip değil. Çünkü gazetede gerçekten ne olursa olsun, haberin başı her zaman aynı! Öne çıkan şey; “İnsanlar, anlık olarak inanılmaz ilginçliklere düşme eğiliminde.”

“Kahramanlar, artık yağmura karşı mücadele etmenin ötesinde, bir de sokakta koşarak dikkat çekmeye çalışıyor.”

İç sesimle devam ederken, bu sefer düşündüm:

“Peki ya bu pelerinli adam gerçekten İzmir’in kahramanıysa? Çarşamba günü toplantıya kadar ‘Yavaş ya da pelerinli adam’ adıyla tanınabilir mi?”

Bunu hiç bilemeyeceğiz, ama gazetenin 3. sayfasında o kadar çok şey oluyordu ki, bu olay bir yanda içimde hoş bir gülümseme yaratıyor.

Gazetede “İzmirli Esnafın Çılgın Planı”

Tabii ki bazen gazetenin 3. sayfasında olaylar daha da ilginçleşiyor. O sabah, tam olarak şu başlıkla karşılaştım:

“İzmirli Bir Esnaf, Kendi Kendine Şehir Turu Düzenlemeye Başladı”

Bir esnaf düşünün, bir dükkanda tek başına çalışan ve bir gün aniden “Benim turizm sektörüne adım atmam gerek” diyerek, tek başına şehri turlamaya çıkıyor. Tabii bu esnaf, kimseyi kabul etmiyor, çünkü o da farkında. “Ama ya turisti senin gibi farklı bir kişi yaratırsa?” diyor.

Ve gazetede o kadar güzel bir şekilde yazılmış ki…

“İzmirli esnaf, şehirde fark edilmeden yürüdü. Fakat turistik bir tur olmanın hayalini kurarak, şehri baştan sona dolaştı.”

“Ama ‘İzmir’deki turlar, sonunda asıl turistik deneyimi esnafla geçirmeyi gerektiriyor” diye yazılmış.

İçimden, aynı esnaf gibi kendimi şehrin içinden geçerken düşünmeye başlıyorum. Yani belki gerçekten de bu, bizim bir şeyler yapma yolunda en güçlü potansiyelimiz olabilir. Bir esnaf, sıradan bir günde başka bir perspektife mi sahip?

“Bu yazın kahramanı bir gazete haberi olabilir mi?”

Sonuç: 3. Sayfa Hep Mizah ve Ciddiyetin Karşısında

Gazetede bazen çok ciddî manşetler bulunsa da, 3. sayfa her zaman bir şekilde gülümsedikleri yer oluyor. Burada her şey biraz “absürt gerçeklik” karışımı gibi. Aslında bir şekilde hayatın, karmaşanın ve komikliğin birleştiği bir yer… Her birimiz gazetenin 3. sayfasında birer kahraman olabiliriz. Ama her zaman unutma: Herkesin bir pelerinle koşma tarzı vardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet