Eski Türklerde Ayna: Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Ayna, belki de insanlık tarihinin en eski sembollerinden biridir. Bizi yansıtan, iç dünyamızı dışa vurduğumuz, özümüzü dışarıda görmemize imkan veren bir nesne olarak, kelimelerle örülmüş edebiyat dünyasında her zaman derin bir anlam taşır. Eski Türklerde ayna, yalnızca fiziksel bir yansıma aracı değil, aynı zamanda çok daha derin bir sembolizm barındıran bir anlam evrenine sahiptir. Ayna, bir bakış açısının, bir ruh halinin ya da bir toplumun algısını yansıtırken, aynı zamanda bilinçaltının derinliklerine de bir yolculuğa çıkarır. Edebiyatın, kelimelerin gücünü kullanan bir araç olarak, her zaman insanın içsel dünyasıyla dış dünyası arasındaki ince dengeyi kurduğunu…
Yorum BırakKısa ve Neşeli Yazılar
Ben Turizm: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, bazen tek bir soru üzerinden başlar: Neden bir şeyi tercih ederiz? Ya da daha basit bir ifadeyle, hangi faktörler bizi bir markaya, bir hizmete ya da bir firmaya yönlendirir? Ben Turizm, Türkiye’nin en köklü turizm firmalarından biri olarak, bir yandan insanların seyahat etmeye yönelik duygusal ve bilişsel eğilimlerini anlamaya çalışırken, diğer yandan sosyal etkileşimlerin nasıl şekillendiğini gözler önüne serer. Peki, Ben Turizm nerenin firmasıdır? Bu soruyu yalnızca coğrafi bir bakış açısıyla yanıtlamak, aslında markaların ve şirketlerin gerçekte sunduğu çok daha derin bir psikolojik anlamı kaçırmamıza neden olabilir. Bu yazıda, Ben Turizm’in…
Yorum BırakJinekolog Makata Bakar Mı? Bir Cevap Arayışı ve Kendi Hikâyemden Kesitler Bir gün iş yerinde arkadaşlarım arasında, “Jinekolog makata bakar mı?” sorusu gündeme geldi. İlk başta, şaşkınlıkla bakakaldım. Sanki birinin kafasına tuhaf bir soru takmıştı ve herkes merak ediyordu. Sonra düşündüm, bu soru aslında hiç de o kadar absürd değilmiş. Hepimizin kafasında, doktorlar hakkında birtakım ön yargılar ve yanlış anlamalar olabiliyor. İnsan vücudu hakkında bir şeyler öğrenirken, bazen biraz daha samimi ve doğrudan olabiliyoruz. Hatta bazı şeyleri sırf merak ettiğimiz için sorguluyoruz. Bugün, hem gerçek hikayelerden hem de biraz da verilerden yola çıkarak, “jinekolog makata bakar mı?” sorusuna yanıt arayacağım.…
Yorum BırakAhlak Olmasaydı Ne Olurdu? Siyaset ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Bir toplumun temeli, bazen küçük bir taşın yerine kaymasıyla değişebilir. Herhangi bir toplumda, güç ilişkilerinin nasıl şekillendiği, kuralların neye dayandığı ve düzenin neyle meşrulaştırıldığı, aslında ahlaki ilkelerle güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Ahlak, bireylerin birbirleriyle ve devletle ilişkilerinde belirleyici bir rol oynar. Ancak bir an için düşünün: Ahlak olmasaydı, bu tür ilişkiler nasıl şekillenir ve toplumsal düzen neye dayanırdı? Bu yazıda, ahlakın yokluğunda güç ilişkileri, toplumsal düzen, iktidar ve demokratik değerler üzerine nasıl bir dünya oluşacağına dair analiz yapacağız. Ahlakın toplumsal yapıları ne şekilde inşa ettiğini, kurumları nasıl şekillendirdiğini ve…
Yorum BırakLeitmotiv Nedir ve Örnekleri? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Leitmotiv… Bu kelime, belki de size ilk duyduğunuzda bir tür müzik terimi gibi gelebilir, ama aslında daha derin bir anlam taşır. Hayatımıza entegre olmuş bir kavram olan leitmotiv, çok kültürlü bir dünyada farklı şekillerde algılanıyor. Küresel ve yerel perspektiflerden bakarak, leitmotiv kavramının ne olduğunu ve hayatımıza nasıl dokunduğunu anlamaya çalışalım. Hadi gelin, birlikte bu kavramı keşfe çıkalım ve belki de kendi yaşamlarınızda hangi leitmotivlere sahip olduğunuzu düşünelim. Leitmotiv Nedir? Leitmotiv, Almanca kökenli bir terim olup, “yönlendirici tema” ya da “tekrarlanan motif” anlamına gelir. İlk olarak Richard Wagner’in operalarında duyduğumuz bu…
Yorum BırakPunduna Getirmek: Güreşte Bir Strateji ve Psikolojik Derinlikleri Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, bazen sadece fiziksel güç değil, zihinsel strateji de zaferi getirir. İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, güreş gibi fiziksel mücadelenin gerisinde yatan psikolojik unsurları anlamak her zaman beni cezbetmiştir. “Punduna getirmek” ifadesi, aslında yalnızca bir güreş terimi olmanın ötesinde, insanın zihinsel ve duygusal durumunun bir yansımasıdır. Peki, güreşte bir rakibi “punduna getirmek” ne demektir ve bu strateji psikolojik olarak neyi simgeler? Güreşte “Punduna Getirmek” Nedir? Güreş, iki rakibin fiziksel ve zihinsel sınırlarını zorladığı bir spor dalıdır. “Punduna getirmek” terimi, rakibin tüm direncini kırarak…
Yorum BırakMideden Parça Alındıktan Sonra Ne Yapılmalı? Pedagojik Bir Bakış Açısı Eğitim, insanın içsel potansiyelini keşfetmesi ve hayatı dönüştürme yolculuğunda en güçlü araçlardan biridir. Her bireyin öğrenme süreci, bir öğretmenin rehberliğinde veya kendi keşfiyle şekillenir. Ancak, bazen hayat bizi beklenmedik yerlerden sınavlarla karşılaştırır. Fiziksel sağlık, öğrenme yolculuğumuzu etkileyen önemli bir faktör olabilir. Özellikle cerrahi müdahaleler ve iyileşme süreçleri, insanın bedenini yeniden anlamasını gerektirir. Mideden parça alınması gibi bir durum, hem bedensel hem de psikolojik açıdan bireyi etkileyebilir. Peki, bu tür bir müdahale sonrasında nasıl bir iyileşme süreci izlenmeli? Bu yazıda, mideden parça alındıktan sonra yapılması gerekenlere pedagogik bir bakış açısıyla yaklaşacak…
Yorum BırakKaç Beden Olduğunu Hesapla, Kadın: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Toplumsal Etkiler Bir eğitimci olarak, her bireyin öğrenme sürecini sadece bilgiye ulaşma olarak değil, aynı zamanda kimlik, değerler ve toplumla kurduğu bağların şekillendiği bir yolculuk olarak görüyorum. İnsanların öğrendikleri şeyler, yalnızca onları çevreleyen dünyayı daha iyi anlamalarını sağlamaz, aynı zamanda kendilerini yeniden keşfetmelerine de olanak tanır. “Kaç beden olduğunu hesapla, kadın?” sorusu ise, bireysel ve toplumsal öğrenme süreçlerinin karmaşık bir parçası haline gelmiş, kadınlık kimliği ve toplumsal beklentiler üzerine yapılan sorgulamalarla iç içe geçmiş bir soru. Bu soruyu anlamak, eğitim ve öğrenme süreçlerinin nasıl toplumsal normları dönüştürebileceğiyle ilgili derinlemesine bir keşif…
Yorum BırakSağa Sola Selâm Verirken Ne Denir? Farklı Yaklaşımlar ve Duygusal Yansımalar Konya’da yaşayan biri olarak, her gün insanlar arasında selâm verirken bazen kafamda çok farklı düşünceler dönüp duruyor. “Sağa sola selâm verirken ne denir?” sorusu, aslında bir kelime öbeğinden daha fazlası. Hem kültürel, hem de sosyal bir anlam taşıyor. Ve bu soruya yaklaşırken bir yandan mantıklı ve analitik, diğer yandan da duygusal ve insani bakış açıları arasında gidip geliyorum. İçimdeki mühendis bir yanda, diğer tarafta ise içimdeki insan tarafı var. Gelin, bu iki perspektifi bir arada değerlendirelim. İçimdeki Mühendis: “Sağlık, Güvenlik ve Etkinlik” İçimdeki mühendis şöyle diyor: “Selâm vermek, sosyal…
Yorum BırakHz. İsa’nın Sembolü: Kelimelerin Gücü ve Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, kelimelerle kurduğumuz dünyaların yansımasıdır. Her bir kelime, bir anı, bir düşünce ya da bir duyguyu içinde barındırır. Anlatıların gücü ise, sadece sözcüklerin sıralanmasında değil, aynı zamanda o kelimelerle şekillenen anlam evreninde yatar. Bir metin, bir kahraman ya da bir sembol, bazen toplumu dönüştürür, bazen de insanın iç yolculuğunu şekillendirir. Hz. İsa’nın sembolü de, tam bu noktada, tüm zamanları ve mekânları aşarak, evrensel bir anlatının parçası haline gelmiştir. Peki, bu sembol neyi ifade eder? Kelimelerin gücünü ve anlamların dönüşümünü derinlemesine ele alalım. Hz. İsa’nın Sembolü: İman, Fedakârlık ve Yeniden Doğuş Hz. İsa,…
Yorum Bırak